
Atatürk ve Dolmabahçe: 71 numaralı odanın hikâyesi
Atatürk 1927’den itibaren aralıklarla Dolmabahçe’de kaldı, 10 Kasım 1938’de saat 09.05’te burada hayata gözlerini yumdu. Sarayda geçen yıllar, bugünkü oda ve 10 Kasım’da Dolmabahçe.
Yayımlanma
Dolmabahçe’ye gelen yabancı ziyaretçilerin çoğu yaldızlı salonları ve Boğaz manzarasını görmek ister. Bizim için ise sarayın bir odası hepsinden ağır basar: Harem kanadındaki 71 numaralı oda.
Çoğumuz o odayı okul kitaplarından, 10 Kasım törenlerinden, siyah beyaz fotoğraflardan tanıyoruz. Yine de kapısının önüne gelip içeri bakmak başka bir duygu. Osmanlı padişahları için yapılan saray, birkaç on yıl içinde Cumhuriyet’in en önemli hafıza mekânlarından biri oldu. Bu yazıda Atatürk’ün Dolmabahçe’de geçen yıllarını, odasını, 09.05’i gösteren saati ve bugün sarayda 10 Kasım’ın nasıl geçtiğini anlatıyoruz.
Sekiz yıl sonra İstanbul’da
Mustafa Kemal, 1919’da Anadolu’ya geçmek için ayrıldığı İstanbul’a sekiz yıl boyunca dönmedi. 1 Temmuz 1927’de Ertuğrul Yatı’yla şehre geldi ve Dolmabahçe’de karşılandı. Son padişahların ve 1924’e kadar son halifenin yaşadığı saray, artık Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’daki makamıydı.
Atatürk 1927 ile 1938 arasında sarayı aralıklarla, çoğunlukla yaz aylarında kullandı. Burada çalıştı, yabancı devlet adamlarını ağırladı. Millî Saraylar’ın verdiği bilgiye göre sarayda geçirdiği süre toplamda yaklaşık dört yılı buluyor.
Erken Cumhuriyet’in kültür hamlesinin iki önemli toplantısı da Dolmabahçe’de yapıldı: 26 Eylül–5 Ekim 1932’deki Birinci Türk Dili Kurultayı ve 20–25 Eylül 1937’deki İkinci Türk Tarih Kongresi. Kurultayın açıldığı 26 Eylül, bugün hâlâ Dil Bayramı olarak kutlanıyor.
Cumhuriyet’in ilanından sonra “millî saraylar” arasına alınan Dolmabahçe, böylece yalnızca bir konut değil, yeni devletin İstanbul’daki vitrini de oldu. Padişahların bayramlaştığı salonlarda artık dil ve tarih tartışılıyordu.
71 numaralı oda
Atatürk’ün çalışma ve yatak odaları, eski Harem kanadının üst katında, deniz tarafında, Valide Sultan dairesinin hemen ardında yer alıyor. Yatak odası 71 numaralı oda olarak biliniyor. Sarayın büyük salonlarının yanında küçük ve sade bir oda.
Atatürk uzun süren hastalığının son haftalarını burada geçirdi ve 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 09.05’te bu odada hayata gözlerini yumdu. Bugün yatağın üzerinde bir Türk bayrağı örtülü duruyor. Harem gezisinde yatak odasının yanı sıra çalışma odası ve banyosu da görülebiliyor.
Oda o günkü düzeniyle korunuyor. Son yıllarda yapılan bakım çalışmasında da odada hiçbir değişiklik yapılmadığı, bütün eşyaların eski yerine konduğu açıklandı.
Saat hep 09.05’i gösteriyor
Odadaki saat, Atatürk’ün vefat ettiği dakikada, 09.05’te tutuluyor. Ziyaretçilerin odaya girer girmez aradığı ilk ayrıntı genellikle bu.
O sabah sarayın bütün saatlerinin 09.05’te durdurulduğu da sık anlatılır. Kuşaktan kuşağa aktarılan, dokunaklı bir anlatı bu; ancak güvenilir bir kaynağına ulaşamadık. Kesin olarak söylenebilecek olan daha sade: 71 numaralı odadaki saat bir anma olarak 09.05’te tutuluyor ve bu an, bütün ülkenin 10 Kasım’ı hatırlama biçiminin bir parçası oldu. Okulda öğrendiğimiz “Saat dokuzu beş geçe…” dizesinin karşılığı, işte bu odadaki saat.
Muayede Salonu’nda son vedalaşma
Atatürk’ün naaşı, sarayın padişahların bayramlaştığı büyük tören salonuna, Muayede Salonu’na konan katafalka yerleştirildi. 16–18 Kasım 1938 arasında halk üç gün üç gece önünden geçerek Ata’sıyla vedalaştı. 19 Kasım sabahı tabut bir top arabasıyla saraydan çıkarıldı ve Ankara’ya uğurlandı.
Saray, İsmet İnönü döneminde 1949’a kadar Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmaya devam etti. 1984’te ise özgün eşyasıyla müze-saray olarak ziyarete açıldı.
Bugün 10 Kasım’da Dolmabahçe
Her yıl 10 Kasım’da saat 09.05’te sirenler çalıyor, hayat bir dakikalığına duruyor. Pek çok kişi o anı Dolmabahçe’de, Atatürk’ün son nefesini verdiği yerin yakınında geçirmek istiyor.
Ziyaret kuralları da bu güne özel. Dolmabahçe normalde pazartesi kapalı, ama 10 Kasım pazartesiye denk gelse bile açık. O gün giriş herkese ücretsiz ve ziyaretçiler özel bir güzergâhı izliyor. Resmî üniformayla ziyarete izin verilen tek gün de 10 Kasım.
Saray kapılarının önünde, elinde bayrak ya da çiçekle sırasını bekleyen her yaştan insan, artık 10 Kasım’ın alışıldık görüntülerinden biri. Kuyruğun uzun, kalabalığın büyük olacağını baştan bilin; yanınıza su almayı, rahat bir ayakkabı giymeyi ihmal etmeyin. Odayı sessizce, uzun uzun görmek istiyorsanız başka bir gün gelin; o anı aynı duyguyla gelmiş binlerce kişiyle paylaşmak istiyorsanız 10 Kasım tam günü.
Yılın geri kalanında ziyaret
71 numaralı oda Harem’in içinde. Dolmabahçe bileti Selamlık, Harem ve Resim Müzesi’ni birlikte kapsıyor. Saray pazartesi kapalı, gişeler 09.00–17.00 arasında açık. Bileti sarayın gişesinden, Millî Saraylar e-bilet sisteminden ya da yetkili bir iş ortağından alabilirsiniz; bizim iş ortağımız dolmabahcepalacemuseum.org. Müzekart Selamlık’ta geçmiyor.
Odaya girince sesinizi alçaltın, acele etmeyin; burası bir fotoğraf durağı değil, bir anma yeri. Çıkışta eski Veliahd Dairesi’ndeki Resim Müzesi’ne de uğrayın: müzede Mustafa Kemal Atatürk’e ayrılmış bir bölüm var. Padişah portrelerinden İstanbul manzaralarına uzanan geniş koleksiyonuyla müze, günü tamamlamak için iyi bir durak.